kalktım sıkıntıdan çorba yaptım şimdi. yalnızım. mutsuzum. hiç arkadaşım yok. çünkü ben kimseyi sevemem. sever gibi yaparım. ama buna rağmen çok güzel aşk acısı çekerim. yalan söylerim. herkesi inandırırım. babamı özledim. babamı öldükten sonra sevdim. seviyomuşum sonradan anladım. dönsün istemem. dönerse çok ağlarım. yine kızar anneme yine vurur ona. ben yazamam o zaman böyle. kızar o bana. ben o zaman ağlarım yine. ben hep ağlarım zaten. hep üzgün olduğum için ağlarım. mutlu olunca ağlayanlara gülerim. hiç olur mu öyle şey. kalkıp gitsek ya şimdi bi ormanın en dibine yanımıza sadece yalnızlarımızı ve doğru bildiklerimizi alıp. yağmur yağsın hatta. ben yağmuru çok severim. karanlık olsun soğuk olsun yağmur yağsın. ben güneşi sevmem. güneşi mutlu insanlar sever. güneş insan demek ben insan sevmem. söylemiştim ama bunu özür dilerim. ben çok güzel özür dilerim. özür bir kurtuluştur, diler kurtulursun. ben kurtulmak istiyorum. o yüzden özür dilerim peşinen. yaptıklarım ve yapmayacaklarım için.
4 Mart 2013 Pazartesi
Kendimle konuştum
21 yaşındayım. kendime ait bi odam var, ailemden uzakta bi şehirde yaşıyorum. üniversite bitmek üzere ve kendime ait bi odam var. ideallerim ya da hayallerim yok. ama odam var. bunun ne demek olduğunu anlatmak istiyorum size. bi odanız olursa her sey cok güzel olur. yatağınız olur, dolabınız olur, masanız sandalyeniz olur, ha bi de en önemlisi oyuncaklarınız olur. dolabın üstünde yatağın ucunda belki de her yerde. hayatınız boyunca size kimse oyuncak almamışsa kaç yaşına gelirseniz gelin o boşluğu dolduramazsınız. beğendiğiniz çok istediğiniz maket ev için yalvarabilirsiniz babanıza ama eğer babanızın bir günde kazandığı para maket evin etiketinde yazıyorsa sadece yolunuz o dükkana düştüğünde seyredebilirsiniz o oyuncağı. a ama belki birkaç barbie bebeğiniz olur. oynanmaktan saçları dökülür bebeğin de atmaya kıyamazsınız.
2 göz odalı evinizde hayal kurmayı öğrendiğiniz zaman önce bi odanız olsun istersiniz. yani ben hep bunu istedim, babamın eve geç geldiği günlerde sarhoş olduğu günlerde yani sesini duymak istemedim hiç. anneme bağırışlarnı, vuruşlarını, annemin; içimden kadere olan inancımı alıp götüren sesini duymak. o yüzden belki bi odam olursa hepsinden kurtulurum sandım.
benim artık bi odam var. Ben kurtulamadım.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)